Yazdan sicaktan bahsederken buradan okuyanlara cehennemde yasamadigimi da belirtmek isterim. Yaz gelince Japonya'da festival ya da bayram zamani da geldi demek dogru olacaktir. "MATSURI" denilen bu bayramlarin aslinda dinsel bir gecmisi oldugu biliniyor ancak dinsel boyuttan daha cok eglence ve gunluk ya da yillik sikintilari kisa bir sureligine gecistirmek ve deli gibi yaz sicagini eglenceli bir hale sokmak sanirim simdiki en buyuk amac olsa gerek. Dun gece yasadigim il'in nispeten kucuk bir sehrinin havai fisek festivaline gittim. Yukata adi verilen daha cok pamuklu kumaslardan yapilan ince ve giyimi kolay kimono'lu kizlar, erkekler (erkekler alti sort ustu yine ince ceket gibi bir sey olan Jinbei de giyiyorlar), yolun iki tarafini kaplayan pamuk seker, tavuk sis, ahtapot kizartmasi, okonomiyaki satan seyyar saticilardan cikan enfes kokular arasinda ellerinde yelpazelerle bir oraya bir oraya salinan sarhos amcalar, hic durmadan konusan yasli teyzeler ve kosede comelip biralarini icen az buz serseri kilikli gencleri gorunce siz de o kalabaligin ya da o nehrin icinde isteyerek kayboluveriyorsunuz.
Havai fisek deyince oyle on onbes tane pat pat patlatilan havai fiseklerden akliniza gelmesin, ard arda onlarcasi, toplamda binlerce patlatiliveriyor. Keske ailem de burda olsaydi da gorseler dedigim cok az seyden birisi, rengarenk, devasa neredeyse tum gokyuzu yarilmis gibi... bazen gulen insan surati seklinde olanlardan atilinca tum izleyenler de hep beraber kahkalar atip guluyor. Festival yerlerine gidince alisip sikilageldigim Japonya hayatindan siyrilip birden Japonya'ya ilk defa turist olarak geldigim ruh haline donup rahatliyorum.
Japonya'da buna benzer etkinlik, bayram seyranlara gitmek icin kullanacaginiz en kullanisli tasit sanirim tren olsa gerek. Otobusler aslinda Turkiye'dekilere gore daha rahat olsa da Turkiye'de yasamis nice Japon Turk otobuslerinin Japonya'dakilere gore en azindan daha kullanisli oldugunu soyluyorlar. Belki de oyledir ancak su bir gercek ki, Japonya'da Trenler durdu mu, hayat da durur. Yakin mesafelerde de trenleri kullanabileceginiz gibi uzak mesafeler icin de trenler vazgecilmez olacaktir. Ancak biraz paraniz var ve zamandan tasarruf yapmak isterseniz en guzel, en rahat ve hizli yer tasiti olan SHINKANSEN'e binmeniz dogru olacaktir. Yanilmiyorsam saatte 350km ya da daha fazlasi bir hiz ile yaklasik 20 dakika da bir binebileceginiz bu tasit azmanlari sizi 2,5-3 saatte osakadan tokyo'ya goturuverecektir (otobanda giden otobusle yaklasik 11 saat)... Elinizde biraniz ya da cayiniz her saat basi unlu bir sehirde durup Tokyo'ya vardiginiz da pek de inmek istemeyeceksiniz... Ucaga bindigim zamanlarda da yine daha once bahsettigim seyahat ruh haline burunurum, sanki gunesin parladigi gokyuzunun altinda serilmis yatan bikinili vucudlardan gelen gunes yaginin tatli kokusunu, dalgalarin sesini aksam olunca dans eden insanlarin kahkahalarini dinlemeye gidiyormus gibi bir his olmasa da, tatile gittigim hissine kapiliyorum. Ayni hisse Shinkansen'e bindigim zamanda sahip oluyorum nedense.
Ama bu sefer yani bugunun sabahinda gercekten kisa da olsa eglence icin Shinkansen'e binip AiChi-Banpaku'ya (World EXPO 2005) Nagoya'ya gidecegim.
Izlenimlerimi yakin zamanda yazacagim...