Ilk gunlerin telasi, tanisma kaynasma olaylari bittikten sonra yavas yavas yerinize yerlesmeye, daha az kaybolmaya ve daha cok alisveris yapmaya basliyorsunuz. Japonca bilmeyen ya da okuyamayan ogrencilerin en buyuk sorunu alacaklari yiyecek maddelerinin icinde ne olup olmadigi. Haram helal konusunu kafasina cok takanlar bu konuda gayet sikinti cekiyor mu? kesinlikle HAYIR. Zira Helal yiyecek satan bir cok ozel mekan var ve fiyatlar da idare eder(mis). Bir cok urunde domuz eti ve yagi kullanilir, domuz eti ve urunlerinden killanan bir cok Turk tanidigim var ve hemen hepsi Karee Raisu denilen Curryli Pilava abanmaktadirlar ancak Japonya'da satilan Curry'lerin hemen hepsinde domuz yagi kullanilmaktadir belki yiyen arkadaslarin haberi yoktur belki de biliyorlardir... Benim cevremde gordugum bir cok Turk gerek mecburiyetten gerekse meraktan domuz eti yemeye baslamis. Deli dana hastaligi, tavuk gribi derken artan tavuk ve dana eti fiyatlarindan sonra domuz eti almak durumunda kalan cok kisi var...
Herneyse, yerinize yerlesip yataginizi duzeltip belki bir televizyon edinip karsisina gectikten sonra Japon Tv programlarinin da Turk programlarindan asagi kalir bir yani olmadigini gorup televizyon aldiginiza bin pisman olacaksiniz. O yuzden kendinize bir mesgale edinmenizde fayda vardır. Dersler kitaplar arastirma derken hic vaktim kalmayacak diyenler olabilir. Hayir inanin bol bol vaktiniz olacak ve en azindan bu zamanlarda alisveris yapmak yerine Japon kulturu ile ilgili bir seyler ogrenmeniz sizin Japonya'yi daha iyi anlamanizi saglayacak. Gideceginiz okulda cesitli kulupler bulacaksiniz, Nisan ayinin ilk uc haftasi bu kuluplere gidip kendinizi tanitip onlarin da kendilerini size tanitmasina firsat verebilirsiniz. Japon universitelerindeki ogrenci kulup sistemi oldukca gelismis durumda. Hatta Japon universitelirinin en iyi yani bu kulup sistemi. Japon sanatlarina -doo( ya da michi yani yol)denir, sadoo(cay sanati) kadoo(cicek duzenleme sanati diger adiyla ikebana) aikido(aykido :) gibi hemen hemen tum doo'lari uygulayan profesyonele yakin insanlarin takildigi kuluplerde yillik 60 dolarlik bir ucret odeyip gerekli egitimi alabilirsiniz. Hatta bir sure mekana takilip begenmezseniz para falan odemeniz de gerekmiyor. Boylece cok daha farkli bir ortama girmis oluyorsunuz. Bu zamana kadar tanismis oldugunuz Japonlar oyle ya da boyle YABANCIlara ilgi duyan, az buz ingilizce bilen ve ingilizcesini gelistirmek isteyen kisiler olmustur, ancak bu kuluplerdeki japon cocuklarin bir cogu ilk once sizden urkecek, cekinecek bir cogu sular seller gibi ingilizce bilmelerine (en azindan yazi ingilizcesi) ragmen sizle utanctan tek kelime bile konusamayacaktir. Ancak yine de size utana sikila bir seyler anlatmaya calisip, kulubun isleyisi, hiyerarsisi gibi detaylari vereceklerdir. Oyle yeni gelenleri kulube almak icin bir gece mezarlikta yatirmiyorlar tabi, hatta yeni gelenleri alip onlari icmeye goturup bazen bir hafta boyunca yemeklerini ismarladiklari bile oluyor.
Ben Japon folk muzigi, aikido, manga (en kotusuydu) kuluplerine girdim ciktim. Folk muzigi kulubunu kulubun hiyerarsisinin cok fazla ciddiye alinmasi nedeni ile biraktim. Zira 26 yasindaki bir master ogrencisi olarak 18 yasindaki bir pic kurusu hakkinda watashi no oya (benim babam) demek hosuma gitmedi, onlarin kurmus oldugu bir sistemdi ve bana uymadigi icin ayrildim. Aikido kulubunde ise yine benzer bir hiyerarsi vardi ancak o kadar sert degildi daha dogrusu aikido gibi bir spor yaparken olmasi gereken disiplin saglaniyordu, ama muzikle ugrasan bir kulupte bu kadar kati kurallara gerek yok sanirim. Yalniz hemen hemen hergun aikido alistirmasina gidilmesi ve cekilen bel ve sirt agrilarindan sonra aikido kulubunden de ayrildim. Manga kulubu en komigi ve kotusu idi. Bu sayfaya kadar gelenler zaten biliyorlardir ancak hatirlatayim Manga japon cizgi roman ve filmlerine verilen isim. Bizde de cok seveni edeni var ancak manyaklik derecesinde kendisini mangalarin icinde yasayan biri zanneden Japonlar var ve bu kisilere OTAKU deniyor. Otaku ve kulturleri ile ilgili bir bos vaktimde yazmayi dusunuyorum. Neyse, manga kulubune girip "merhaba kulubunuz hakkinda fikir almak istiyordum" dedim ama bir baktim ki, ortamda onlarca uzun sacli (saclar at kuyrugu yapilmis, yagli) gozluklu tip manga kitaplarina gomulmus okuyor ve bir kisi bile bana bakmadi. En sonunda iclerinden birisi su falan icmek isterken ayakta dikilen benim farkima varip masanin ustunde duran kulup defterini onume uzatti ve manga okumaya devam etti. Manga kulubunun tanisma partisi buyuk bir et lokantasinda yapildi, yeni gelenler sirayla sahneye cikip kendilerini tanitip en sevdikleri manga karakterini canlandirdilar. hahahahha hayatimda gordugum en komik sahnelerden biriydi tabii benim de sahneye cikip bir seyler soylemem gerekiyordu ve ulan ne soylesek oyle deli gibi sevdigim bi manga karakteri de yok... diye dusunurken tanisma fasli bitti ve kimse beni cagirmadi. En sonunda yanimda oturan manyaklardan birisi farketti ve sahneye ciktim. "Iyi gunler, adim Junichi Koizumi(japon basbakanin adi), tanistigimiza memnun oldum" diye espri yapayim dedim, her halimden basbakan olmadigim belliydi hatta Japon olmadigim belliydi... Tamam Turkiye'de yapilsa cok komik gelmez ama Japonya'da bu espriyi yaptigim zaman en azindan gulumseme seklinde cevabimi aliyorum fakat bu mekanda cit cikmiyor, kimse konusmuyor ve insanlar dik dik uzerime bakiyor... Sonra bir tanesi "biz seni yabanci sanmistik ozur dileriz" dedi... Ohaaaaaaaaa benim esprimi anlamayip hatta ustune ustluk beni gercekten adi soyadi Junichi Koizumi olan yabanciya benzeyen bir Japon sanmislar da onun sokunu yasiyorlarmis. Hadi gelde temizle ortaya ettigin b.ku... Onlarca hatta yuz kisiye yakin ve birbirine benzeyen ve hemen hemen hepsinin erkek (loser) oldugu bir ortam dusunun ve insanlar sizin esprinizi degil anlamak ciddiye alip inaniyor ve ozur diliyorlar. Ozur dilendim ama kimse suclu falan degil. "Yok ben saka yaptim ehehi... eh.." dedim, ve aralarinda bir kac kisi zoraki "aaaa hah hahaha" seklinde guldu ben de yerime oturdum ve parti bittikten sonra o adamlari bir daha hic ama hic gormedim.
Simdi Shodo yani Japon kaligrafi sanatinin kulubune gidiyorum yaklasikta bir yildan fazla oldu sanirim. Daha dogrusu kafama estikce gidiyorum, kulup odasinda hep birileri olur zaten havadan sudan konusup fircami murekkebimi ve kagidimi alip Japonca karakterleri kagida dokuyorum. Ciddi ciddi bir seyler yazmaya calisirken genellikle birilerine danisirim ancak kafa dagitmak istedigim zaman (ki gercekten oyle zamanlara ihtiyaciniz olacak) kafama gore istedigimi yazip ciziyorum... Sanirim da bu sefer birakmayacagim.
Asagida en son universitenin yeni yil sergisinde sergilenen yazimin fotografi var. fotograftaki yazi KURI yani kestane demek, sonbahar ve kisi anlatiyor benim icin diye de alt not dusmustum insanlar cok begenmislerdi ayiptir soylemesi ayrica kirmizi damgayi da yumusak mermer tasina kendiniz oyuyorsunuz. Japon karakteri ile AkirA yazmakta orada da....
