Daha dün yine bir Japon bakanı intihar etti.
Biz Türkler, Japonlar'ı iki yönden pek bir takdir ederiz,
i. Japonlar'ın çalışkanlığı (İkinci dünya savaşında iki tane atom bombası yemelerine rağmen savaştan sonra dünya ekonomisinin liderleri arasına girmelerini bir mucize olarak nitelendiririz mesela. Halbuki, bir mucize değil düzenli planlı çalışma ile gerçekleşmiş bir sonuçtur. Japonlar savaş öncesi de gayet güçlü bir ülke idi, Osmanlı'dan farklı olarak ele geçirdikleri ülkeleri az da olsa sömürebilmiş bu arada da yurt dışındaki gelişmeleri anında kabul etmişler ve o teknolojileri geliştirmeye başlamışlardır. Her zaman aklımızda tutmamız gereken şey, Japonların "eğitime" Türklerden bin kat daha fazla önem verdiğidir... )
ii. Gurur ve sorumluluk meselesi olduğu zaman Japonların pıt pıt intihar etmeleri...
Simdi bu konu hakkında düşünelim. Türkiye'de geçen iki yıldan beri türeyen bir moda var. Gazete haberlerine okur yorumlarının yazılması ki, dünyanın en saçma sapan medya olayıdır kanımca. Gerçek gazetecilik görevlerini doğru dürüst yapamayan, hatta eline yüzüne bulaştırıp haber vermek yerine yeni yeni sorunların ana kaynağı haline gelmiş BECERİKSİZ, EĞİTİMSİZ ve TERBİYESİZ Türk MEDYASI'dan beklenecek bir davranıştı aslında. Çünkü halk ne düşünüyor, bakın sizin gibi düşünenler de var gibi bir amaçla yola çıkılmış olabilir ancak üniversiteden yeni mezun olmuş ya da universite mezunu bile olmayan denetleyicilerin kontrolu altinda olan yorumlar sayfasindaki yorumlar emin olun bir cok insani rencide edici, ahlaktan yoksun, radikal fikirler iceren yazilarla dolu. Kahvehane kosesindeki internetten yazildigi belli olan sokak kulturu ile gazete koselerinin doldurulmasi demektir. Ve bunları okumak istemeyen bizlerin ister istemez gozune sokulmaktadir... Ornegin Turkiye'de bir yolsuzluk olayı ortaya çıkar ya da birileri hortumculuk yapar ya da rusvet yer ... hemen yorumlar "
Japonya'da olsa intihar ederler" seklinde gelisir...
Peki, sizce doğru mudur? Yani Japonlar simdi zedelenen onurlarını temizlemek için mi intihar ediyor sizce? Bence tam tersi, kendi kendine kirlettikleri onurlarını ancak temizlemek yerine, onurları pislik icindeyken kacip kurtulmaktadırlar zannımca. Intihar eden bakan hakkında bir ton suclama vardı, cok onurlu olsaydı gider mahkemeye kendisini savunurdu, yine bir gidim onuru olsaydi pasa pasa hapse gider cezasini cekerdi. Ama olumu secerek hem ailesinin uzerine hem de kendisine inanan secmenlerine partisine ihanet edip kacmistir.
Japonların ölüme bakış acısı bizden cok farklı, yani burada iki satırlık bir blogla anlatılacak bir olay degil. Sosyoloji ya da Teoloji calisan kisiler bu konu hakkında bir doktora tezi yazabilir o kadar derin... Ancak kisaca bahsedecek olursak onlar icin olum kesinlikle bir son degildir, olen kisi bir sekilde geri donecektir ve olum sonucunda olenleri cok buyuk cezalar beklememektir. O yuzden eski misirlilar gibi olenleri "yakmadan" bir gun once bir guzel susleyip makyaj yapıp giydirip ustu acik bir tabuta yatirdiktan sonra o aksami tum aile ve dostlar ayni odada yemek yiyerek, icerek, olen kisinin sevdigi sarkilari dinleyerek gecirirler (bu rituele otsuya denir)... Yani bizdeki gibi agitlar yakanlar, bagirip cagiranlar, ayilan bayilanlara pek sık rastlanmaz (Turklerin yaptığını eleştiriyor değilim, sadece farklı olduğunu belirtmek istiyorum)...
Epey gecmis zamanlarda, fakir Japon halkı aynı hanede bir cok kisiyi beslemek durumundaydı, ancak ne yeterli pirinc ne de yeterli besine sahip olmayan evin reisi elden ayaktan kesilen evin yasli annesini (kendi annesini) sirtina alip bir dağ basina tek basına ölüme terk edermis (bu olay gercektir). Yasli anne de kendisinin eve yarardan cok zarar getirdiğini düsünerek ölüme terk edilmeyi ister istemez kabul eder, kendi oglu annesini sirtlayip dağa giderlerken gecmisten, gelecekten aralarindaki son konusmalarini yapar vedalasirlarmis. Bu olaya da "ubasute", o dağa da "ubasute yama" deniyor. Tabii ki simdi boyle bir sey yapilmasinin imkani yok, direk cinayetten iceri atilabilirsiniz ancak eskiden bu torenin sikca uygulandigi bazi yerlerin adi hala "ubasute yama" olarak kalmis.. Japonya'da bazi sehirler de hala "ubasute" ya da "ubasute yama" adi verilen kucuk yerlesim yerleri var...
alttaki de ubasute olayini temsil eden eski bir resim
