Bir kac aydir tembellik hastaligina yakalanip daha tam olarak iyilesemedigimden bu sayfayi da ihmal etmis bulunmaktayim. Verimli olarak ders calisamaminin verdigi sucluluk duygusu yuzunden kitap ve okumam gereken makalelere bir turlu elim gitmiyordu. Ne mutlu ki son bir kac gundur titreyip kendime gelebildim ve az buz da olsa okumaya basladim. Diyecek iken bos bir vaktimde bilgisayarima Linux sistemini de kurmaya calisirken (niye boyle bir sey yapmaya kalkistiysam) bilgisayarimin deyim yerindeyse ICINE EDIP biraktim. Ne kadar data varsa bir guzel silip, format cekip Windows'u tekrar yuklemek zorunda kaldim. Boylece backup'unu almadigim bir yillik birikimimi yitirip aylak gibi ortada kalmis olup, titreyiverdim. Evet, tembellik hastaligimin ilaci biraz anlattigim gerizekaliligim oldu. offfffffff
Neyse ki bir tek ben degilim bu tip hatalar yapan bu yuzden kendimi cok fazla yalniz hissetmiyorum. Mesela bundan bir kac yazi once bahsettigim Horiemon takma adli Takafumi Horie adli patronun basina gelenlerin yaninda benim yedigim halta halt denmez bile. Hatta demeyin. Horiemon'la ilgili gerekli bilgiyi dedigim gibi bir kac yazi oncesini okursaniz okuyabilirsiniz. Japonya'nin son gunlerdeki en populer genc patronu Horiemon iki yildir ortalikta donen her ihalenin, her buyuk olayin icindeydi. Bir Beyzbol takimini satin almaya calismaktan tutun, FUJI TV adli cok buyuk bir televizyon istasyonunun tum hisselerine sahip olmaya kadar ne kadar sansasyonel haber varsa hepsinin basindaydi. Super luks dairede yasayip, manken modellerle gununu gun edip, bir de ustune ne kadar tv programi varsa hepsine cikiyordu. Komedi programlari, yemek programlari, saglik programlari her gun bu adami tv'de gorebilirdiniz (hos hala oyle ama biraz farkli bir bicimde). Bu adam Livedoor adi verilen bir nevi internetportali'nin sahibi ve yine bu sirketin bir cok yan sirketleri var tabii ki. 2005 senesi icinde kendi sirketini kar etmis gibi gosteren Horiemon'un yalan soyledigi ortaya cikinca Tokyo borsasi hayatinda ikinci defa kilitlendi. Dunya capinda borsalar calkalandi ve abimizin yalan soyledigi kesinlestigi icin simdilik hapiste!!!
Ancak tum bunlar olurken, horiemonun yan sirketlerinden birinin mudur yardimcisi okinawa adasinda bir kapsul otelde olu olarak bulundu. Ilk once intihar ettigi dusunulurken aslinda oldurulmus olabilecegi suphesi de ortaya cikti (ancak bu suphe nedense cok gec ortaya cikti). Kapsul otel dedim de aklima geldi, yillar once Baris Manco tanitmisti bu tabut gibi otel odalarini. Ben daha hic kalmadigim icin simdilik burda kulaktan duyma bilgiler vermek istemiyorum o yuzden oyle denemek icin bir gece kalip fotolar cekip yazacagim...
Peki Horiemon nasil bir yalan soylemis, soyle.. Kendi sirketi livedoor gecen sene bilmem kac milyon dolar zarar etmis ancak yan sirketleri kar edince bu adamda yan sirketlerin karini kendi kari gibi gosterip milleti kandirmis. ee diyeceksiniz hepsi kendi sirketi degil mi? oyle de, isler oyle yurumuyor tabii ki, her sirketin kendine ait hisse senetleri olunca hisse senedi satin alanlari kandirmis oluyor ter temiz. ustune vergiler falan dusuyor ediyor bir suru ivir zivir. Bu adami ben Cem Uzan'a benzetiyorum nedense. Benzetip de biraz rahatliyorum yani sadece Turkiye'de ibisler yok, her yerde var.
Bir baska ornek ise HUSER adli insaat sirketi, bu sirket de yaptigi yuzlerce binanin depreme dayaniksiz olmasi nedeni ile ayvayi yiyen sirketler icinde. Hatta su anda Japonya'da Horiemon ile haberlerin ilk siralarini kapismaktalar. Yaklasik 5 magnitudeluk bir depremde dibe cokecek binalari yapan ve bu binalari denetleyen sirketlerin hemen hemen tamami su anda iflas etmis durumda ama o evlerde oturanlar haklarini nasil koruyacaklarini bilemiyorlar. Tum bunlar konusulurken hukumet ise Japon imparatorluk sistemi degissin mi degismesin miyi konusuyor.
Bilmeyenler icin anlatayim, Su andaki imparotor adayi prensin aiko adinda kucuk bir kizi var ancak bunlarin ne yazikki oglan cocuklari olmuyor. Prensimiz imparator olacak olmasina ama ya o oldukten sonra ne olacak, bir kiz imparator olabilir mi olamaz mi... gibi su anda tartisilmasa bile olacak konularla gundem dagitilmakta zira yukarida bahsettigim iki olayin icine bazi politikacilar bulasmis durumda ve her sey uzaktan goruldugu gibi toz pembe degilmis...
Yani ha Japonya ha Turkiye pek bir fark yok, birinde ekmek birinde pilav yeniyor...