Depremler ulkesi Japonya...
Bu sozu cok isitir, isitirken de ozellikle Deprem-ler deki cogul eki aklima takilirdi, sahi ne cok kullaniyoruz cogul ekini, sandalyeler, annemler, kalemler... halbuki japonca'da cogul eki o kadar kullanilmaz hatta hic kullanilmaz desek yeridir... zorlama gibi oluyor..
Depremler denmesi her yil onlarca bilmem kac siddetinde (5 ya da 6) depreminin olmasindan kaynaklandigini artik sagir sultan bile duydu. Yuz kusur yil kadar once olan buyuk tokyo depreminden sonra akillanan Japonlar olabilecek tum tedbirleri gerekli egitimi de vererek almaya calismakta.
1999 marmara depremini yasamayan ancak duyan ve korkan birisi olarak bir Tokyo sabahi ve bir Okayama sabahi (evet iki defa) yasadigim her iki depremde pasaport ve cuzdan ve havlu kapip disari firlayip yaklasik on onbes dakika kadar disarida bekleyip iki tane de sigara icmistim. Insanlar disari cikacaklar, uff cok korktuk di mi diye geyik yapacagiz sanmistim ama bekle bekle cikan eden yok, dolayisiyla pasa pasa sigara izmaritini izgaralardan birine sallayip eve donup ertesi gun labrotuarda nese icinde deprem muhabbeti yapmaya calistim. "yaa nasildi di mi yatak sallandi falan... oha cok korktum" ... " niye sallaniyo yatagin yaa, napiyodun? ihiih" ... "yok yaa deprem oldu" ..
"hadi yaa...hmmm donem raporunu teslim ettin mi?"
konusma oylece bitti... disarda sap gibi bekleyen biri olarak Turklugumu tum dunyaya belirtmis olsam da bir daha olsa yine firlar cikarim....
Deprem konusunda en ilgimi ceken japon teknolojisi, deprem olduktan en fazla uc bes saniye sonra tum televizyonlarda kac siddetinde tahminen nerede ne zaman deprem oldugunun yazmasi. Tsunami tehlikesi vardir tedbirlerinizi aliniz, bilmem ne sehri 5.6 siddetinde sallandi ..
hatta bir seferinde deprem olurken televizyonda ekranin ustunde bulundugum sehirde olan depremin siddeti yazmisti, pasaport ve cuzdani nereye firlattigimi hatirlamaya calisirken siddet falan tam olarak okuyamamistim ama vay be demistim...