Hayatimin 6 yilindan fazlasini gecirdigim Ege sehri mi Marmara sehri mi Trakya sehri mi bir turlu bir kefeye koyamadigim kurtarilmis bolge olarak dusunurum hep Canakkale'yi. Tarihsel dokusu ve mazisi hakkinda cok fazla bir sey soylemek istemiyorum zaten cok seyler daha da guzel bir bicimde soylenmekte. Canakkale'de ogrencilik yapmak sanirim anadolu'nun diger kentlerinde okumaya gore biraz daha avantajli. Bir defa kucucuk bir sehir ancak aradiginiz hemen herseye kolaylikla ulasabilirsiniz. Aslinda pek bir sey de aramazsiniz acikcasi yani ihtiyaciniz olan seyler kalacak sicak bir yer ve gerisi kolayca geliyor. Ogrencilerin bir cogu nedense okul yillarinda Canakkale'den hic memnun olmadiklarini dile getirir dururlar, mezun olup kendi gri ve kalabalik kentlerine donunce de nasil bir cennette yasadiklarini hatirlayip gecmise donmek isterler. Cok rastladigim bir durumdur. Ben daha farkli bir secenegi biraz da cesaretle uyguladim, Canakkale'de yasamaya karar verdim. Tamam simdi cok farkli bir yerde cok farkli bir saat diliminde yasiyor olsam da donecegim yerin yine Canakkale olmasi Turkiye'ye donme nedenlerimden biri.
En kotu gecen gunlerinizde bile kendinizi kordona atip sahilde uc bes tur yine kordon boyundaki kahvelerden birinde icilen cay, yaninda simit... daha acsaniz mardinli midye dolmacilardan bes alti tane limonlu midye dolma alir yersiniz sonra pasa pasa eve donup canakkale'nin ici boooombos olan yerel tv'lerinden birini acip vaktinizi oldurebilirsiniz. O yuzden kitap okumak Canakkale'de gercekten zevk veren bir ugrastir, yapacak cok fazla atraksiyon olmamasi nedeni ile ...(aslinda yapacak cok sey vardir, sinemaysa sinema, tiyatroysa ara sira o da var, icki meze ortamsa Turkiye'de daha iyisi yok).
Ya da Avrupa yakasindaki kilitbahir koyune yaklasik 15 dakika suren bir feribot yolculugu ile gecer, biraz yurur denizde tas sektirir ve dana osman'a icmeye giderdiniz. Dana Osman Canakkale'ye renk veren cok farkli bir karakterdi. Kendisine takma ad olarak zamaninda yunan tanrilarindan DANOS'un adini secmis bir nevi nickname. Tabii Canakkale halki ne bilsin Danos'u zeus'u Dana osman deyivermisler asil adi Orhan ancak bir tek karisi bir devlet dairelerindeki memureler ona Orhan dermis... Dana Osman yikik dokuk iki katli ahsap bir evin alt katinda salas bir meyhane isletirdi, bir tek tup ustunde halis zeytinyaginda baliklar pisirir, karisinin yaptigi mezeler, dag lahanasindan yaptiklari tursular rakilar saraplar biralar ve sonsuza kadar surecekmis sandiginiz felsefe muhabbetleri... o kadar neseli olursunuz ki, neyi nicin konustugunuzu unutuverirsiniz ve tam o sirada kapidan iceri cingene calgicilar girer, bir iki bira ya da uc bes kurus karsiliginda fasil baslanir bu arada bitmis olan beyaz peynir ve tuzlu limonlu rokanizi getirmesi icin Dana osman'in cocuklarina bagirilir... "roka nerde kaldi len!"
Dana Osman ölmüş. Gecen sene hem de, neden niye cekip gitmis hic bir fikrim yok ama artik o Canakkale'de yok. Tavada baliklar, masada rakilar, ortamda cingeneler de yok. Bir tek ettigimiz uzun sohbetler var ki onlarin hatri icin bile olsa Canakkale'ye gidilir. Oyle de guzel bir yerdir...
