Kasim ayindan bu yana Japonya surekli Kasim-Aralik aylarindaki gibi. Yani ocak, subat sogugu yasayamadik, yasayamadik diyorum ama dogruyu soylemek gerekirse bundan da pek rahatsiz degilim. Iklim degisikligi, kuresel isinma v.s gibi nedenler ortaya konuluyor, kimileri yok oyle bir sey ara sira olur oyle ilik kislar diyor. Doktora tezimi yazmakta olan benim icin aslinda cok da fazla bir sey ifade etmeyen seyler bunlar, yeter ki cok soguk olmasin...
Gecen yaz sonuna dogru koyluk bir yerin ilkokuluna cagrilmistik, daha dogrusu universitenin yabanci ogrenciler dairesi muduru daireye gelen her ogrenciye soylemis durumu. X koyu Y ilkokulunda kendi ulkenize ait bir cocuk oyununu ogretemez misiniz diye? ohooo biz de oyundan cok ne var! diyerek kabul ettim seve seve. Benimle beraber, 1 misir, 1 cinli, 1 de brezilyaliydi sanirim unuttum dort kisi gittik okula. Ben yakar top ve el el ustunde elim var (hani karsinizdakinin elinin ustune elinizi koyarsiniz da o da sizin elinize vurmaya calisir, sadistik bir oyundur hatta yakar el bile diyebiliriz) ogretmeyi dusunuyordum.
Oncelikle Japonya'da ilkokullar genellikle birbirine benzer, hepsinin devasa bir bahcesi (her turlu spor yapmaya musait), genelde yine hepsinin birer havuzu, yemekhanesi, kutuphanesi vesairi bulunur. Yani Turkiyemiz'deki ozel ilkokullarla ya ayni ya da daha iyi durumdadirlar. Ancak allahin daginin basindaki bir okulda da ayni kaliteyi gorecegimi dusunmemistim. Sabahin kor bir saatinde gittigimiz okulda ilk dakika golunu dev havuzlarini gorunce yasadim. Daha sonra ayakkabilarimizi cikartip okula girdik (okullara kendi ayakkabilarinizla giremezsiniz, tum binayi kendi getirdiginiz terliklerle gezmek zorundasinizdir (bizler misafir oldugumuz icin okuldan terlik verdiler). Yine japon okullarinda okulun tum temizlik islerini her gun ogrenciler yapar. Hatta yemek olayi da yine okuldan temin edilmektedir ama tum servis, tabaklari toparlama gibi isler yine ogrenciler tarafindan yapilir. Ayni askerde oldugu gibi hep beraber afiyet olsun diyerek yemege ayni anda basliyor ve ilkokul ogrencilerinden beklenmeyecek derecede sessizce yemeklerini yiyip basip gidiyorlar.
Bu tip toplu yasama aliskanliklarinin ilkokuldan verilmesi asosyal denecek kadar birbirlerine uzak Japon toplumu icin mecburi bir sey. Simdi siz ilkokula girdiniz diyelim birinci sinif ogrencisisiniz ve kimseyi tanimiyor hic bir yeri bilmiyorsunuz, hemen caresi bulunmus. size bir ya da iki ust siniftan bir abi ya da abla bulunuyor ve onun gorevi sizle surekli ilgilenmek oluyor. onun da abisi ablasi var falan boyle bir aile sistemi kurmuslar... gayet de guzel isliyor gibi...
Neyse, terlikler giyildi, toplanmis veletlere ulkeler hakkinda bilgiler verildi. Daha sonra oyun kismina gectik, ilk once her yerde oynanabilecek oyunlari tanitmamiz istendi, ben yakar el'i ogrettim, digerleri de benzer oyunlar ogretti. Akabinde spor salonuna gectik, brezilyali arkadas futbol ogretti dogal olarak, ancak cinli, misirli ve ben ne yazik ki ayni oyunu secmisiz. yani ucumuz de birbirimizden habersiz yakar top oyunu oynamayi planlayip gelmisiz. Iste bir Japon'un asla yapmayacagi sey, mesela bir yere grup halinde cagirildilarsa birbirlerini ararlar ve gorev dagilimi yaparlar ya da en azindan email ile sorarlar sen ne ogreteceksin diye...
Hangisi daha iyi diye soylemiyorum, yani cin, misir,(cin misiri gibi oldu biliyorum ) turkiye ekipleri ayni oyunu dusunup gelmisler diye kimse bizi ayiplamadi acikcasi. Orada cikip cocuklarin milliyeti yoktur tum cocuklar dunyada benzer oyunlari oynarlar gibisinden bir seyler zirvalayip durumu kurtardim hatta bir de alkis aldim... 18 yasinda pasaport alip yurt disina cikmaya calisinca o cocuklarin milliyetleri pit pit ortaya cikacak tabi, vize kuyruklari falan ayri hikaye onlara ise hic girmedim...
hadi bakalim
